Bir Dövme Hikayesi

Dövme yaptırmak ve yapmak son zamanlarda oldukça değer kazanan bir trend haline gelse de asıl tarihinin çok eskilere dayandığı ve kullanım durumunun şuan ki hali ile çok başka olduğu bilinen bir gerçektir.  Yapılan araştırmalar neticesinde MÖ 2000’lerden kalma mumyaların vücutlarında dövme izlerine rastlanmıştır. O dönemde Antik Mısır toplumunda yaygın olarak kullanılan dövme; Britonlar, Galyalılar ve Traklar tarafından da sıkça kullanılmıştır.


MÖ 2000’lerde özellikle Hristiyanlar tarafından yasaklanan, “Barbarlara özgü bir uğraş” olarak nitelendirilen ve sadece suçlularla kölelere yapılan dövme; şuan tüm dünyada uygulanan antik bir ritüel halini aldı. Hatta yapılan araştırmalar, şuan dövmeli kişi sayısının 50 yıl öncesinin 4 katı olduğunu gösteriyor. Bu rakamlar ciddi bir artış olduğunun resmi kanıtı. Asıl gelişme ise kesinlikle şu konuda: Önceki yıllarda her toplum kendine özgü unsurlar barındıran dövmeler yapıyor ve dövmeden hangi toplumun ürünü olduğu hemen anlaşılıyordu. Bu nedenle sanatçılık unsuru yok denecek kadar azdı. Örneğin; savaşçı ruha sahip Yeni Zellanda’da moko denilen yüz dövmeleri yapılıyordu. Moko; kadınlar için güzellik, erkekler için ise savaşın simgesiydi. Polinezya’da ise dövmelerle insanların toplumdaki rolleri resmediliyordu. Kim olduğunu, ne iş yaptığını, kaç savaş kazandığını dövmelerinden anlamak mümkündü. Günümüzde ise dövme yapmak farklı bir sanat dalı haline geldi. Şuan tüm dünyayı deyim yerindeyse etkisi altına alan ve homojen bir kültür oluşturan dövme; toplumdan topluma değil, sanatçıdan sanatçıya farklılık kazandı. Böylece her sanatçı kendi evrenini oluşturdu.


Dolayısıyla artık zor olan farklı anlamlar içeren dövmelere sahip olmak değil. Farklı anlamlar içerebilecek milyonlarca dövme yaptırabilirsiniz.  Fakat zor olan; milyonlarca dövme yapabilecek dövmecilerin içerisinden sanatçıları ayıklayıp bulabilmek. Çünkü; olası para kapısını kimse boş bırakmıyor. Dile kolay 50 yıl öncesinin 4 katından bahsediyoruz. Her işte olduğu gibi bu konuda da kimse “bu bir sanat” demedi ve para kokusu alan herkes kendini dövmeci ilan etti. Farkındaysanız “dövmeci” diyoruz, “dövme sanatçısı” değil. Bu nedenle günümüzde tabelası ve boyası olan her yerde dövme yaptırmak akıl işi değil.


Bizden size tavsiye: Dövme yaptırmayı düşünüyor ve bu dövmenin sanat izi taşımasını istiyorsanız; ilk yapmanız gereken figürü bulmak değil, sanatçınızı bulmak olsun:) Çünkü iyi bir sanatçı kötü bir figürden harikalar yaratabilir fakat kötü bir sanatçı mükemmel figürünüzü katledecektir.

Ayça Topal
Eniyi.Best İçerik Editörü